Navigate / search

Kemik Erimesi Denilen Osteoporoz Nedir?

Halk arasında kemik erimesi diye bilinen Osteoporoz; osteo (kemik) ve poroz (delikli) kelimelerinin birleşmesinden oluşur ve kemik doku yoğunluğunun azalmasını ifade eder. Kemik dokusu sürekli kendini yenileyen bir yapıya sahiptir. Yıkıp yok ettiği dokunun yerine yenisi yapılır. Ancak 30’lu yaşlardan sonra kemik yapımı azalır, yıkım biraz öne geçer. Bu da kemik yapısında incelme ve dayanıksızlığa neden olur. 50’li yaşlardan sonra bu yıkım daha da fazla olmaktadır. Osteoporoz kemik yapısında ve kitlesindeki değişim sonucu ortaya çıkan ciddi bir hastalıktır.

OSTEOPOROZ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Osteoporoz o kadar sinsi bir hastalıktır ki kırık oluşana kadar hiçbir belirti vermeyebilir. En çok sırt ağrısı ile kendini gösterir. Bu ağrının sebebi omurlarda meydana gelen küçük kırıklardır. Bu kırıkların artması ile omurlarda çökmeler başlar, kamburluk oluşur. Kamburluğun baskısı ile göğüs ve karın boşluğunda daralma olur. Karın öne çıkar. Hastalar genelde kilo aldıklarını sanırlar. İlerleyen vakalarda nefes darlığı görülür. El bileği ve kalça kırıkları görülme olasılığı da yüksektir.

KİMLERDE OSTEOPOROZ RİSKİ YÜKSEKTİR?

Osteoporozun ortaya çıkmasında birçok risk faktörü vardır.

      • Beyaz ırk,
      • Yaşlılar (kadınlarda 50, erkeklerde 70 yaş üstü risk altındadır.),
      • Ailede birinci derece yakınlarda osteoporoz öyküsü olanlar,
      • Daha önce geçirilmiş orta veya hafif dereceli yaralanma ve kırık öyküsü olanlar,
      • Erken menopoz öyküsü olanlar,
      • Yeme bozukluğu ( anoreksiya, bulimia vs.) varsa,
      • Alkol/sigara alışkanlığı varsa,
      • Aşırı kahve tüketimi,
      • Yetersiz kalsiyum ve D vitamini alınması veya bağırsaklarda emilim bozukluğu olanlar,
      • Kronik böbrek yetmezliği olanlar,
      • Kemikleri etkileyen bazı hormon hastalıkları (hipertiroidizm, hiperparatiroidizm) varsa,
      • Hormonları baskılayan ilaç kullanımı varsa,
      • Uzun süreli mide koruyucu proton pompa inhibitörü kullanımı varsa,
      • Kişi küçük kemik yapısına sahipse,
      • Hareketsiz yaşam tarzını benimseyen kişiler,



OSTEOPOROZ NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Kemik mineral yoğunluğu ölçümü sonucuna göre Osteoporoz tanısı konulur. En sık başvurulan ölçüm yöntemi DEXA’dır. Kalça, el bileği ve bel omurlarından ölçüm yapılır. Ağrılı bir yöntem değildir. Röntgen filmi çekilme çekilir gibidir ve hasta ciddi bir radyasyona maruz kalmaz. Osteoporoz hiç belirti vermeden erken dönemde de gelişebildiği için risk altındaki kişilerin ve özellikle 50 yaşın üstündeki tüm kadınların şikayetleri olmasa bile bir doktora gitmelerinde fayda vardır.

OSTEOPOROZDAN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALI?

Osteoporozdan korunmak için çocukluk çağından itibaren kalsiyumdan zengin beslenmeye dikkat edilmeli. Sigara, alkol, kafein, tuz tüketimi en aza indirgenmeli. Vücut kitle endeksi korunmalı, osteoporoza yol açan ilaçlardan (kan sulandırıcıları kortizonlar, kanser ilaçları, psikiyatri ilaçları, mide ilaçları vb.) uzak durulmalı.

Osteoporoz tedavisinde amaç kırık gelişimini önlemektir. Osteoporoz geliştikten sonra tedavisi çok zahmetli ve pahalı bir hastalıktır. Osteoporoz gelişmeden koruyucu önlemler konusunda toplum bilinci oluşturulmalıdır.

Yaşlılık döneminde osteoporozla mümkün olduğu kadar geç karşılaşmak için küçük yaşlardan itibaren her gün bir bardak sütümüzü içelim, bir kase yoğurdumuzu yiyelim, kibrit kutusu kadar peynirimizi ve bir miktar yeşilliğimizi tüketmeyi ihmal etmeyelim.

Sağlıklı günler…

Elif Gençoğlu Temiz

Sağlık Yüksek Okulu Ebelik okudu, Ameliyathane hemşireliği, bebek hemşireliği ve okul öncesi öğretmenliği yaptı. Şuan Halk Sağlığı Müdürlüğünde çalışmaktadır. Evli ve 3 çocuk annesidir.

Yorum Yap

isim*

eposta* (not published)

Web sitesi